Beyin ve Sinir Cerrahi

Beyin ve Sinir Cerrahi

Beyin ve sinir cerrahisi, nörocerrahi ya da nöroşirurji merkezi ve periferal sinir sistemi bozukluklarının mekanik müdahele yoluyla tedavisini yapan bir cerrahi uzmanlık dalıdır. Bu dalda uzmanlık alan tıp doktorlarına nörocerrah ya da nöroşirurjiyen denmektedir. Bu uzmanlık eğitiminin sonrasında daha üst ihtisas dalları olarak spinal, fonksiyonel, tümör, vasküler, pediatrik nöroşirurji gibi dalları da vardır. Gerek branşın eğitiminin ve gerekse pratik uygulamasının zorluğu nedeni ile nörocerrahların sayısı çok fazla değildir. Tıbbın en cok dikkat ve tecrübe isteyen dalı sayılır.

Ameliyatlar

5-14 saat sürer. Bu nedenlerle çoğu ülkede bu dalın uzmanları en çok ücret alan hekimlerdir.

Tedavi ettiği hastalık ve sorunlar

• Beynin ya da omurilik dokusunun içinden kaynaklanan veya ona dışarıdan basarak sorun oluşturan tümörler,
• Beyin dokusunu ya da omuriliği besleyen damarların anevrizma (balonlaşma)
• Arteriovenöz malformasyon, kavernom gibi rahatsızlıkları
• Karotid stenozu denilen boyun damarlarındaki daralmalar
• Doğumla birlikte olan meningomyelosel gibi sinir sisteminin oluşumu sırasında gelişen rahatsızlıklar, hidrosefali adı verilen ve kabaca beyin boşluklarındaki sıvı miktarının artışı, ayrıca doğuştan kafatasındaki şekil bozukluklarının tedavisi.
• Bel fıtığı (Lomber disk hastalığı) başta olmak üzere her türlü omurga hastalıkları
• Kafa ve omurilik yaralanmaları,
• Periferik sinir denilen kol ve bacak sinirlerinin her türlü sıkışması, travma ve kesikleri, tümörlerinin cerrahi tedavisi
• Beyin damarlarının tıkanıklıkları
• Beyin kanamaları
• Ağır epilepsi (sara) hastalığı ve Parkinson hastalığı gibi nörolojik hastalıkların ve OKB (obsesif kompulsif bozukluk) gibi bir takım psikiyatrik hastalıkların cerrahi tedavisi
• Trigeminal nevralji,ağır kanser ağrıları, tik hastalığı (hemifasiyal spazm) gibi hastalıkların cerrahi tedavisi. (Fonksiyonel nöroşirurji)
• Özellikle son yıllarda “stereotaktik radyocerrahi” isimli yöntemler kullanarak tümör ve beyin damar hastalıklar gibi lezyonların nokta atışı ile kansız, anestezisiz tedavisi.

Travma
Travma canlı üzerinde beden ve ruh açısından önemli ve etkili yaralanma belirtileri bırakan yaşantı, bir doku ya da organın yapısını ya da biçimini bozan ve dıştan mekanik bir etki sonucu oluşan yerel yara olarak tanımlanmaktadır.

Psikolojide daha çok; bireyin gerektiği gibi bir tepki gösteremediği, üzerinde durduğu halde çözüme kavuşturamadığı, dolayısıyla bilincin dışına ittiği yaşantıdır. Bilinçdışından bireyin ruhsal yapısı üzerindeki etkisini sürekli hissettirir, birey sanki hep söz konusu yaşantıyla yüz yüze geliyormuş gibi bir duygunun içinde bulunur.

Travma seyrek olarak, örneğin savaş nevrozunda olduğu gibi tamamen dış nedenlerle bağlantılıdır. Daha çok içgüdüsel gerilimler, hoş olmayan cinsel yaşantılar travmaya neden olur. Ruhsal travma kapsamına fiziksel ve duygusal tacizler (dövülme, gasp olayları, çocukluk çağından beri süregelen sevgisiz ortam, sağlık, eğitim, barınma ve beslenme gereksinmelerinin karşılanamaması gibi), cinsel tacizler, doğal afetler (deprem, sel, fırtına, gibi), yangınlar, trafik kazaları, savaşlar, çatışmalardan etkilenmek girmektedir. Ruhsal bir travmayı izleyerek bazı kişilerde önce stres bozukluğu, bazı kişilerde de bunun sonrasında travma sonrası stres bozukluğu ya da diğer adı ile post travmatik stres bozukluğu denilen bir durum gelişebilmektedir.

Bize Ulaşın

Güvenlik sorusu :  4 + 10 = ?